Kanun bankalara tüketicilerin kredilendirilmesi aşamasında herhangi bir sınırlama getirmemektedir. Dolayısıyla bankalar, kredi şartlarını kendi kredilendirme politikaları kapsamında belirlemeye devam edeceklerdir.
Ancak yine yukarıda belirtildiği üzere, Kanun’un en önemli kısmını, konut kredilerinin fonlanabilmesi için getirilen enstrümanlar oluşturmaktadır. Bu enstrümanlar arasında, İpotek Teminatlı Menkul Kıymetler ön plana çıkmaktadır. Yasa koyucu, bu enstrüman için teminat oluşturabilecek konut kredilerinin özelliklerini belirlemiş olup, bu tür kredilerin teminatını sadece yapı kullanma iznine sahip konutların oluşturabileceğini ve söz konusu kredi tutarlarının konut ekspertiz değerinin en fazla %80’i kadar olabileceğini öngörmüştür. Dolayısıyla, bu enstrümanı kullanarak fonlama sağlamak isteyen bankaların, tüketicilere kredi sağlarken bu özellikleri dikkate almak zorunda olacağı açıktır. Bu nedenle, sistemin işlerlik kazanmasını beklediğimiz önümüzdeki bir iki yıllık süreçte, bankaların bu özelliklere sahip kredilere ağırlık vermesi beklenmektedir.